Bilişim sektörü öylesine güçlü ki, bilgisayarlarını, yazılım programlarını ve internet paketlerini pazarlarken, tüm iyi yönlerini anlata anlata bitiremiyorlar. Haksız da sayılmazlar. Çünkü internet yaşamımızın bir parçası haline geldi. Bir an için bilgisayarın, internetin yaşamınızdan çıktığını düşünün. Sanki ortaçağ karanlığına dönmüş gibi olursunuz.
İnternetin melek mi, yoksa şeytan mı olduğuna gelince. Bu, nereden baktığınıza bağlı. Bilişimcilere göre melek olduğu kesin. Ama mağdurlar ya da objektif gözlemciler gözüyle baktığınızda ortaya bir şeytan da çıkabiliyor.
İstanbul’da dün çok önemli, uluslararası bir panel vardı.
Microsoft, Emniyet Genel Müdürlüğü, Interpol ve Uluslararası Kayıp ve Tacize Uğrayan Çocuklar Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği eğitim seminerinin son halkasıydı. Birbirinden değerli katılımcılar vardı. Yöneticiliğini de ben yaptım. Ortaya öylesine çarpıcı araştırma sonuçları kondu ki ağzım açık kaldı. Panel eğer bir TV kanalında canlı yayımlanmış olsaydı, herhalde artık kimse evinde bilgisayar bulundurmaz ya da çocuklarını mümkün olduğunca bilgisayardan uzak tutardı.
İşte panelden altı çizilesi bazı tespitler:
İnternet kökenli çocuk istismarı, toplumun dokusunu bozuyor.
İnternette çocuk pornografisi sınır tanımıyor.
Anne babalar interneti bakıcı olarak görüyor. Odasına kapanan öğrenciler onları mutlu ediyor. Ama en büyük tehlike sınırsız internet kullanımı.
Kumara, pornoya, şiddete ve oyunlara yönelik koruyucu programlar ve filtreler, her bilgisayara mutlaka yüklenmelidir.
Çocukların yüzde 70′i internet cafe’lerde internete giriyor. Buralarda hiçbir denetim yok.
Öğrenciler ödevlerini hazırlarken, kendilerini bir anda porno sitelerinde buluyorlar.
Bilişim suçlarının ilk sırasında çocuk pornosu var.
Çocukları anlamanın yolu bilişim teknolojisinden geçiyor. Çocuklarla ebeveynler arasındaki kuşak farkı üçe çıktı.
Çocukları korumak için interneti iptal etmek de en az denetimsiz serbestiyet kadar tehlikeli.
Türkiye’de internet erişim sayısı, 2003′te 6 milyon, 2004′te 10 milyon iken şimdi 20 milyona yaklaştı. İnternet cafe sayısı her yıl katlanıyor. Şu anda 24 bin internet cafe var.
Kolluk güçleri tek başına bu sorunu çözemez.
Oyunların çoğu, öldürdükçe zevk verenler kategorisinde.
Yazan: Orkun Ertekin
Etiketler:






Cevap ver: